|
TEMEL AİLE GEREKSİNİMLERİ
1. Değerli Olma Duygusu
Aile içindeki etkileşim, çocukları ya "ben değerliyim" ya da "değersizim" duygusuna götürür. Bu gereksinme aile içinde yerine getirilmezse, kişi her türlü davranışla bu duyguyu elde etmeye çalışır. "Ben değerliyim" duygusunu aile içinde elde eden birey, kendini kanıtlamak için aşırı davranışlarda ( erkek çocuklarının çetelere katılması gibi ) bulunmaya gerek duymaz.
2. Güven
Ortamı
Aile içinde kişilerin emniyette olduğu, dışarıdaki tehlikeli olayların aile içine giremeyeceği duygusu, bu gereksinmenin temel nedenidir. Güven ortamı oluşturulmaz ise, aile üyeleri daha güven duydukları başka bir ortama yönelirler. Örneğin, çocuklar, babalarının ve annelerinin yanında kendilerini güven içinde hissetmiyorlarsa, daha güven verici ortam oluşturan, amca, dayı, büyük baba gibi diğer kanatların altına girmeye yönelirler. Çağımızda sıkça görülen eşlerin birbirinden güven duygusu alamaması durumunda, bu duyguyu verebilecek başka karşı cinsten kişiler daha çekici gelmeye başlayabilir.
3. Yakınlık ve
Dayanışma Duygusu
Aile üyelerinin birbirleriyle dayanışma ve güven duygusu içinde olması, temel gereksinmelerden bir diğeridir. Aile içinde karşılıklı güven duygusu ve dayanışma varsa, aile dışında bireyin karşılaştığı stres getirici olumsuz olaylar yıkıcı etkisini pek göstermez. Güven duygusunun baskın olduğu aile, dış dünyanın oluşturduğu üzüntü ve kaygılardan kurtulacak bir sığınak, bir ortam oluşturur.
4. Sorumluluk
Duygusu
Aile sistemi içinde temel birim olan anne ve baba, davranış ve sözleriyle sorumluluk duygusunu ifade ederler. Aile içinde yalnız anne ve baba değil, herkes sorumluluk duygusunu paylaşmak durumundadır. Çocuklar kendi yaşları oranında sorumluluk yüklenmeli, bu sorumlulukla aile içindeki davranışlarını biçimlendirmelidirler.
Gelişim aşamalarına uygun bir denge içinde, çocuklara kendi yataklarını yapma, oturdukları odayı temizleme, ev işlerine yardım etme gibi görevlerle kendi yaşamlarından kendilerinin sorumlu olmasını öğretmek, anne ve babanın yapabileceği en sağlıklı ve önemli görevlerden biridir.
5. Zorluklarla
Mücadele Ederek Onların Üstesinden Gelmeyi Öğrenme
Çocuğa her şey hazır verilmemelidir. Sorumluluk duygusuyla ilgili olarak söylenenler, çocukların zorluklarla mücadele etmesinde de geçerlidir. Çocuğun içinde bulunduğu gelişme aşamasına uygun zorluk derecesindeki sorunlarla çocuğu baş başa bırakmak, onların bu zor sorunlarla mücadele ederek uğraşmasına olanak vermek, kendine güvenli, sorun çözme becerileri gelişmiş bireyler olarak yetişmeleri için gereklidir.
6. Mutluluk ve
Kendini Gerçekleştirme Ortamı
Aile ortamı bir mutluluk ortamı olmalıdır. Şimdiye kadar sayageldiğimiz gereksinmeler karşılandığı taktirde, aile ortamı başka hiçbir ortamda bulunamayacak mutluluk olanakları sağlar. Bir babanın ya da ananın çocuklarıyla gurur duyması, onların iyi ve sağlıklı insanlar olarak topluma katıldıklarını görmesi, büyük mutluluk kaynağıdır.
7. Sağlıklı
Manevi Yaşamın Temellerini Oluşturma Ortamı
Katı din kuralları(!) ( Allah Rasulünün sünneti ile hiç ilgisi olmayan, baskıcı ve zorla uygulanmaya çalışılan kurallar ) içinde yetiştirilen çocuk, kendi yaşantı ve deneyimlerini zenginleştirecek, iç ve dış dünyasını araştırıp keşfedecek bir tutum yerine, körükörüne itaati, kendi düşünce ve duygularını bastırmayı öğrenir. Böylesi çocuklar, büyüdüklerinde dinine meyilli olmayan, her türlü kötü ameli gerçekleştiren kişiler olması büyük ihtimaldir.
|