Nikah sözleşmesine sadık olunuz. Nikah, iki kişiyi karı-koca eden bir sözleşmedir Hu sözleşme, her iki tarafa da farklı fakat eşit haklar verir ve sorumluluklar yükler. Nikahtan doğan haklan kullanmak, sorumlulukları yerine getirmekle mümkündür. Çünkü her hak bir sorumluluğu, her sorumluluk bir hakkı getirir. Haklar ve sorumluluklar karşılıklıdır. Sorumluluğu üstlenen, üstlendiği sorumluluk oranında hak kullanır. Sorumluluk hep bir tarafın, haklar da hep diğer tarafın uhdesindeyse, bu sözleşme adil bir sözleşme değildir.

          Nikah bir sözleşmedir, fakat sıradan bir ticaret sözleşmesine indirgenemeyecek katlar yüce bir sözleşmedir. Bu sözleşme ibadet niyetiyle yapılırsa, evlilik baştan sona ibadete dönüşecektir.

          "Nikahta keramet vardır." Evet, asırların imbiğinden damıtılarak gelen bu atasözü aynı zamanda toplum ve tarihin vicdanının bir sesidir. Bu sesi dinlemeyenler sadece dinen değil, toplum vicdanında da mahkûm edilirler.

          Nikah da, her sözleşme gibi karşılıklı rızaya dayanmak zorundadır. Karşılıklı rızaya dayalı olmadan, anne-baba ya da çevrenin zoruyla kurulan evlilikler, ya uzun ömürlü olamamakta ya da "sen bir yana ben bir yana yanyana" diyebileceğimiz gönülsüz ve yük olan zoraki bir beraberliğe dönüşmektedir.

          Nikah sözleşmesi, iki ayrı hayatı ebediyen birleştirmek için yapılır. Nikahla birleştirilen iki ayrı hayat, artık et ve tırnak, tohum ve toprak, dil ve dudak, dal ve yaprak gibi iç içe geçmek, bir olmak ve bütünleşmek durumundadır. Bu bir asıya benzer, eğer aslî bir uyuşmazlık yoksa, bu aşı zamanla tutacak ve meyvesiz ağaç, cins meyveler veren bir ağaca dönecektir.

          Nikah, aynı zamanda bir ilandır; iki bireyin bundan böyle toplumun huzuruna aile olarak çıkacaklarının ilanı. Bu nedenle nikah gizli değil açık olmalıdır ki, nikah sözleşmesinden doğan hakları kullanan tarafların, içinde yaşadıkları toplumda saygınlıklarına bir gölge düşmesin.

          Nikahın düğünden çok önce yapılması meşru, fakat tercihe şayan bir davranış değildir. Nişanlılık dönemindeki bekleyişin insana verdiği unutulmaz lezzeti ve gizemi yok edebilir. Nişanlılık döneminde dü-ğün-nikahı bekleyişin insana kazandırdığı duygusal zenginliği, düğünden önce yapılan nikahı fırsat bilerek elde edilen kaçamakların hiç birisi veremeyecek, tam tersine, belki yok edecektir.


Hazırlayan: A.Kerim MELLEŞ | www.sumeyyediyari.com

 

   FORUM    ZİYARETÇİ DEFTERİ   BİZE ULAŞIN

www.mucahidler.com   |   www.hikayearsivi.net   |   www.durdane.net   |   www.sumeyyediyari.com

Hazırlayan: A.Kerim MELLEŞ

Google