| İclal | 1.Ağırlama, ikramda bulunma. 2.Ululuk, yücelik. |
| İdil | İçten ve saf. |
| İfakat | İyileşme, hastalıktan kalkma. |
| İffet | Ahlâkı temiz, namuslu. |
| İkbâl | Talih açıklığı, baht uyanıklığı, yüksek bir mevkiye erişme. |
| İkrime | Kerem ve cömertlik demektir. |
| İlayda | Su perisi. |
| İlkay | İlk doğan ay. Ay gibi güzel çocuk. |
| İlkin | İlk olarak birinci defa, en evvel, başta. |
| İlknur | İlk gelen ışık demeti. |
| İmran | Evine bağlı kalan demektir. |
| İnci | Parlak, yuvarlak ve ziynet eşyası olarak kullanılan kıymetli tane. |
| İncifem | İnci gibi güzel ağızlı demek. |
| İpek | İpek böceğinin üretmiş olduğu bir çeşit kumaş. |
| İrem | Cennet'e karşı yapılan bahçe. |
| İsmet | Günahsızlık, suçsuzluk demektir. |
| İsmigül | Adı gül olan. |
| İsminaz | Çok nazlı olan demektir. |