|
Aziz Anneciğim!
Ben Cezayir'li bir genç kızım. Geçen yaz evlendim. Bir köyde oturuyorum.Kocam uzakta şehirde çalışıyor. Sadece iki-üç haftada bir geliyor.Ona olan özlemim ve onu sürekli merak
etmem sebebiyle sürekli bir üzüntü içindeyim. Gözyaşlarım dinmiyor. Beraberce gidip çalıştığı yerde oturmaya karar verdik. Ancak sorunumuz ana-babası. Bu düşüncemizi her duyuşlarında onlara bir sıkıntı çöktü, bunu bir sorun olarak kabul ettiler. Gizlemiyorum,
onlar beni çok seviyorlar, kız çocukları da yok.Ancak ben ne yapayım? Bana yol göster, gidip de onları bize karşı dargın mı bırakalım,yoksa acılarıma rağmen olduğum yerde mi kalayım?
Sevgili Kızım!
Evliliğiniz mübarek olsun. Allah'tan size salih mümin ve müttaki bir aile nasip etmesini ve evinizi iman ve islam adabı temelleri üzerine kurmanızı nasip etmesini dilerim.
Kadının haklarından biri de, sadece kocasıyla kalacağı bir evinin olması, kendisinin burada müstakil bir hayatının olması ve hayatını bu evde kendi rahatına ve kendi görüşüne göre istediği şekilde kurmasıdır. Bu, senin hakkın
sevgili kızım.Eğer bu hakka tutunursan hiç bir mahzuru yok, kocanla onun işyerine yakın bir yere taşınabilirsiniz.. Ancak, toplumsal hayat iyiliği fedakarlığı ve başkalarını mutlu etmek için zorluklara katlanmayı gerekli kılıyor. Sen kocanın ebeveyninin seni sevdiğini ve aynı zamanda kızlarının da olmadığını
söylüyorsun. Sana karşı yapılan bu güzel davranış, artık bu zamanda çok ender şeylerden. Bu büyük sevgiyi ve akıllı yol gösterici babalık ve anneliği nasıl feda edersin. Yapacağın en güzel şey, güzel davranışları ve iyilikleri sebebiyle anne ve babasıyla berarber kalmanızın gerekliliği konusunda kocanı ikna etmen.
Kocandan ayrılığa da sabret, biliyorum bu çok zor, ancak kendini buna alıştır, bir süre sonra alışacaksın. Allah da onun seninle geçirdiği saatleri bereketli kılacaktır. Ta ki kocanın durumu düzelsin ve eve daha sık gelebilsin...Böylece senin kıymetin kocanın ve anne babasının gözünde daha da artacaktır.
Sana başarıların için samimi dualarımı gönderiyorum.

|