Muhterem Hanımefendi!

          Telefon yoluyla bir gençle tanıştım. Yaklaşık bir sene bana telefon açtı. Sonra onunla gezmeye çkmaya başladım, bana evlenme sözü verdi. Anne babamda kaybettiğim sevgi ve şefkati onda bulmuştum. onunla her çıkışımda "öpme, sarılma" türünden yeni şeyler öğreniyordum. Bana inan ki, ben kendimi ona teslim etmemle beraber, bedenimin hepsini ona teslim etmeyecek kadar aklım başımda. Ailemden gizli olarak onunla her çıkışımda aynı sözü tekrarlamaya başladı. Kalbimi bir korku saldı namazımı düzenli kılmamaya başladım. Rabbimden korkuyorum. Bulunduğum bu durumun hükmü helal mi haram mı? Ben susuz bir denizde boğulmuş ve kurtarılmayı bekleyen bir kızım...


          Sevgili Kızım!

          O gençle telefon yoluyla ilişkide bulunduğunu söyledin. Bu ilk tehlikeli ve yanlış hareketin. Sonra onunla ailenin haberi olmaksızın dışarı çıkmaya başladın. Soytarı genç, genç kızların kalplerini fetheden o sihirli sözü iyi bilir; evlenme vaadi. Şayet bu vaad doğru ise ailenin gözünden uzakta görüşmeler, karanlıklarda buluşmalar neden? Bu genç niçin ailenden seni isteyerek dine, ahlaka, şeref ve adetlere saygısını göstermiyor. Soytarı gençlerin dilinde dolaşan tatlı söz, tuzağa düşmüş her genç kıza söylene bilinen hazır sözlerdir. Bu tatlı sözlere kız dayanamaz, o genç de ondan arzuladığı şeye ulaşır. Daha sonra işi uzatmaya, birtakım bahanelere kaçamak yapmaya, sonunda da onu, aynı şeyleri tekrar etmesi için başka bir gence bir sürü bahanelerle terkeder.

          Dindar genç ise, şer'i yoldan ailesine gittiği kızın şerefine saygı gösterir. Ona, kendi annesine ve bacısına baktığı gibi, bir haya duygusuyla bakar. Ona dokunmaz, yaklaşmaz ve şer'an uygun olmayan hiçbir şeyi ondan istemez.

          Kötü arzularına genç kızlarla kavuşan gencin, ona kendisinin hanımı olarak bakması, ona şerefine ve iffetine güvenmesi mümkün değildir. Bu boş işten uzaklaş sevgili kızım. Bu genç eğer ciddi ise seni resmen ailenden istesin.