|
Muhterem Anneciğim!
Bana şöyle bir mektup geldi:
Ben 13 yaşında bir kızım. Hastalandım. Doktorlar derdime bir çare bulamadılar. Ben de Hz. Zeyneb'in makamını ziyaret ettim ve Allah'dan şifa diledim, ağladım. Birkaç gün sonra Hz. Zeyneb'in makamını rüyamda gördüm ve Allah'ın izniyle şifa buldum. Hz. Zeynep bana bu olayı yazarak insanlara dağıtmamı tavsiye etti. Ben de yazdım ve ondan bir nüshayı bir fakirin cebine koydum. 12 gün geçmeden zengin oldu. Başka bir adamın cebine de bir nüsha koydum, olayı hiç önemsemedi ve 12 gün sonra hapishaneye girdi. Bir nüsha da bir memurun cebine koydum, o da bunun değerini önemsemedi ve yine 12 gün sonra görevinden atıldı.
Senden de bu 5 kağıdı insanlara dağıtmanı istiyorum...
Bu mektup bana bir arkadaşımdan geldi. Bu konuda senin görüşün nedir?
Sevgili Kızım!
Mektubun, aynı sözleri ifade eden ilk mektup değil. Bundan önce onlarcası geldi. Bu hakkında, insanların uyarılması gerekmeyen bir şey sanıyordum. Ancak aynı sözleri taşıyan mektuplar bana hala ulaşıyor.
O halde bu konu üzerinde biraz durmak gerekiyor. Bu tür mektuplar dinini seven, ancak onun hakkında çok cahil kalmış basit insanlar arasında yayılıyor. Müslüman bir kişi bu ve benzeri mektuplar hakkında bir an düşünse,bunun batıl bir şey olduğunu hemen anlayacaktır.
Şayet Hz. Zeyneb'in kabrini ziyaret etmek hastaya şifa verseydi, Peygamber Efendimiz (s.a.v)'in kabrini ziyaret etmek ve ondan şifa ummak daha da münasip bir şey olurdu. Ancak Kur'an-ı Kerim'i okuyan herkes şu ayeti bilir:"Hasta olduğumda O Allah bana şifa verir. Bu batıl görüşü yayma akla ve ilme saygı ve hurafelere karşı savaş esası üzerine bina edilen İslam anlayışını yok etme çalışmasından başka birşey değildir. Sanıyorum ki bu ümmetin dinine olan cehaletini artıran, kendine meydan okuyanlara karşı koymada, ilim ve medeniyet kafilesine ulaşmakda daha da aciz bırakan bu sözleri ve sapık fikirleri dağıtma faaliyetinin
arkasında Yahudiler ve dostları var. Gençlerin üzerine düşen; bu hurafeleri dağıtmaya katılmamaları, bunu yalanlamada ve yırtmada bir an tereddüt etmemeleridir. Bize düşen, geçmişteki salih mümin kadınları önder edinmektir.

|