Kalbimin Sevgilisi!

          Sana bu mektubu yazma hususunda tereddütlü idim. Ancak ümit ve cesaretim beni, hiçbir çözümünü bilmediğim bu büyük sorunumu sana sunmama itti. Ben henüz yaşam yolumun başındayım. Ancak, geleceğimi yıkan hastalık sebebiyle tüm ümitlerim yıkıldı. Her dakika ve saniye işkence çeker hale geldim. Kendimi tamamen kaybetme durumuna geldim. Şu anda zamanı geçtikten sonra zararlı olduğunu anladığım istimna (el ile tatmin) sebebiyle kendi iç zindanımın esiriyim. Buna onüç yaşında başladım ve bir süre devam ettim. Sonunda hata ettiğimi anladım. Şimdi işkence ve acı çekiyor, pişmanlık duyuyorum. Çünkü ben hatalıydım. Yaklaşık 4 senedir bundan tevbe ederek bıraktım. Bir çok doktora gittiğim halde, ne hastalığımı ne de şifasını bilemediler. ancak onu hisseden benim. Ben şimdi pişmanım, affeder umuduyla Allah'a yalvarıyor, ağlıyorum.


          Sevgili Kızım!

          Her zaman senin iyiliğini düşünen annene her türlü sorununu açmakta hiç tereddüt gösterme. Bir annenin evladına karşı görevi nasihat etme, yol gösterme, tecrübelerini sunma ve sorunlarını yumuşak bir üslubla çözmektir.

          Bu sorunun sevgili kızım, birçok genç kızın da sorunu. Bunu bana ulaşan birçok mektuptan biliyorum. Bu hatalı bir yol, birçok acılara, bedensel ve ruhsal rahatsızlıklara yol açar. Toplumsal ve ailevi birtakım rahatsızlıklara dahi yol açabilir. Bu sorun, çevrenin sahibi, TV ve açık gazetelerdeki ahlaksız yayınlar, aşk roman ve hikayeleri okumaktan doğar. İslam bu şehvetin varlığını kabullenmiş ancak buna yenik düşülmekten korunmak için bir takım kaideler koymuştur. Örneğin; Peygamber Efendimiz (s.a.v):"Ey Genç topluluğu sizden her kimin evlenmeye gücü yeterse hemen evlensin. Eğer gücü buna yetmezse oruca tutunsun. Şüphesiz ki oruç onun için (zinaya düşmekten) koruyucudur." O halde oruç tutmak, boş vakti değerlendirip doldurmak, iyi kişilerle arkadaşlık etmek ve Allah'a ibadetlerle yakınlaşmak genç erkek ve kızı bu kötü adetin tuzağına düşmekten korur. Sen de dört yıldan beri buna tevbe edip bırakmışsan Allah'a şükret. Kendini daha fazla kınayıp bitirmeyi bırakarak yaşam yolunda yürümene devam et. Allah (c.c) kullarının tevbesini kabul eder ve günahlarını bağışlar.