SÜMEYYE DİYARI

ANASAYFA HABER ARA FOTO GALERİ VİDEOLAR ANKETLER SİTENE EKLE RSS KAYNAĞI İLETİŞİM

HABER ARA


Gelişmiş Arama

NAMAZ VAKTİ

FACEBOOK SAYFAMIZ

Sahâbiler Aldıkları Terbiye Gereği Gerçekçi İdiler

Sahâbiler Aldıkları Terbiye Gereği Gerçekçi İdiler

Tarih 22 Ekim 2013, 18:03 Editör A.Kerim Melleş

Onlar aldıkları Peygamberî terbiye gereği cinsel meselelerde son derece gerçekçi idiler.

Allah’ın Resûlü’nün cinsel ihtiyaçları ve bu ihtiyaçların karşılanarak bedenî ve rûhî sükûna erilmesi yolundaki (halâl) atılımları insan hayatının tabîi bir parçası olarak görmesi, diğer mevzûları açıkladığı gibi, cinsel mevzûları da nezih bir üslûpla dile getirmesi, ilk mü’minler olan sahâbileri gerçekçi yapmıştı.

Evet, onlar aldıkları Peygamberî terbiye gereği cinsel meselelerde son derece gerçekçi idiler.

Bunun içindir ki sahâbiler öğrenmek istedikleri cinsel hayatla ilgili meseleleri gelip Allah’ın Resûlü’ne soruyorlardı.

Aşağıdaki hadisi bir misal olarak değerlendirebiliriz.

Cabir İbn-ü Abdullah (r.a.)anlatıyor:

(Bir sahâbi tarafından) cünüp (olan kişinin durumu) hakkında Allah’ın Resûlü’ne (sav) şöyle soruldu:

- (Ya Resûlallah!) Cünüp olan kişi (yıkanmadan) uyuyabilir mi? Yemek yiyebilir veya bir şey içebilir mi?

Şöyle buyurdu:

- Evet, (cinsel organını yıkadığı ve) namaz için abdest aldığı gibi abdest aldığı zaman (uyuyabilir ve yiyip içebilir.) (13)

Sahâbîler öğrenmek istedikleri meseleleri sordukları gibi yaptıkları ve günah olduğu endişesine kapıldıkları hususları da gelip O’na arzediyorlar, ne yapmaları gerektiğini öğreniyorlardı.

Ömer b. Hattab Allah’ın Resûlü’ne geldi ve şöyle dedi:

- Mahvoldum Ya Resûlallah!

- Seni mahveden nedir? (Ya Ömer!)

- (Ya Resûlallah!) Döl yatağından fakat arkadan yaklaşarak karımla cinsî münâsebette bulundum.

Hz. Peygamber ona bir cevap vermedi. (Bu sırada) Bakara Sûresi’nin ikiyüz yirmi üçüncü âyeti Allah’ın Resûlü’ne vahyedildi:

“Kadınlarınız sizin tarlanız; ekim alanınızdır. O halde (üreme organı olan) tarlanıza ne şekilde isterseniz o şekilde varın. Nefisleriniz(in tatmini) için (besmeleyi, duâyı ve sevişmeyi) öne alın. Allah(ın emirleri ve yasaklarına aykırılık)dan korunun. Onun huzûruna varacağınızı da bilin. (Ey Peygamber! Âdet hali teması ve ters yol ilişkisi gibi haramlardan kaçınan) mü’minleri müjdele.” (*)

(Bu âyeti tebliğ ettikten sonra Allah’ın Resûlü her bir mü’mini muhatap tutarak şöyle buyurdu:)

- Önden (veya) arkadan yaklaş(arak fakat mutlaka döl yatağından cinsî temasta bulun.) Arka organdan (anüs) ve âdet gören eşinle cinsi münâsebette bulunmakdan sakın. (14)

Sahâbîler Allah’ın Resûlü’ne “Hayat Önderi” olarak inandıkları için karşılaştıkları bütün problemleri O’na arzettikleri gibi, cinsel problemlerini de O’na arzediyorlardı.

Onlar için siyasî veya iktisadî bir problemle cinsel bir problem arasında fark yoktu. Problemlerinin çözümünü almadıkça da eyleme geçmiyorlardı.

-------------------------------------
(13) Buhârî Ğüsl 27 (1/75).

(*) a- Âyette “Ve kaddimû lienfüsikum = nefisleriniz için öne alın” buyurulmakta, fakat neyin öne alınması gerektiği açıklanmamaktadır.

Âyette üreme organından ilişki konu edildiği için Taberî gibi müfessirler, Allah’ın Resûlü’nün ilişkiden önce besmele çekilmesi ve Şeytan’dan Allah’a sığınılması şeklindeki emirlerinden yararlanarak öne alınması gerekenin besmele ve Şeytan’dan Allah’a sığınmak olduğunu ileri sürmektedirler. Allah’ın Resûlü sevişmeksizin ilişkiyi yasakladıkları için, biz de aynı metodu izleyerek sevişmenin öne alınması nüktesine işaret ettik. Bu nükteye Said Havva da “El-Esas Fit-Tefsir” isimli tefsirinde işaret buyurmaktadır. Biz bu nükteyi parantez içine alarak gösterdik.

b- Âyette geçen “El-mü’minin” kelimesinin elif lamlı olması, müjdelenen mü’minlerin âdet hali temasından ve ters yol ilişkisinden kaçınarak, yalnızca üreme organından yaklaşan ve öne alınması gerekenleri öne alıp, ilâhî huzurda muhakeme olunacakları gerçeğini bilen takva sahibi mü’minlere işaret buyurmak içindir. Biz parantez içinde konumuzla ilgili nükteyi göstermeye çalıştık.

Bak. Taberî Bakara 223, Rûhul-Meânî Bakara 223 (2/176), El-Esas Fit-Tefsir Bakara 223 (1/519)

(14) Tirmizî Tefsîril-Kur’ân (Hn. 2984) Hz. Ömer (r.a.) gibi olgunluk çağına gelmiş sahâbiler; sözleri, davranışları ve işleri ile yalnızca Allah’ın rızasını gözettikleri için yaptıkları fakat günah olduğu kuşkusuna kapıldıkları hususları Allah’ın Resûlü’ne gelerek arzediyorlar, ne yapmaları gerektiğini öğreniyorlardı. Allah’ın Resûlü de yöneltilen sualleri tabîi karşılıyor ve cevaplandırıyordu. Bu sebeple bazı hassas mü’minlerin sandıkları gibi bu gibi suallerin sorulmasında sahâbî şanına gölge düşürecek bir eksiklik yoktur.

KAYNAK: Ali Rıza Demircan, "İslam'a Göre Cinsel Hayat", Beyan Yayınları, İstanbul 2008
Hazırlayan: A.Kerim MELLEŞ | www.sumeyyediyari.com

Bu haber 2537 defa okunmuştur.

Delicious  Facebook  FriendFeed  Twitter  Google  StubmleUpon  Digg  Netvibes  Reddit

İslâm'a Göre Cinsel Hayat-1

  • Cinsel Öğretimin Bir Arada Yapıldığı Oluyordu
  • Cinsel Öğretim Kadınları da İçine Alıyordu
  • Allahın Resûlünün Cinsel Öğretimi
  • Öğretme ve Öğrenme Hayanın Sınırları İçine Girmez
  • Cinsel Görevler ve Haramlar, Âhiret Hayatımızla Yakından İlgilidir
  • Cinsel Nitelikli Farz Görevlerin ve Haramların Öğretimi Farzdır
  • Kurân ve Sünnet Ölçülerine Göre Cinsel Öğretim Farzdır
  • Mühim Bir Hatırlatma
  • Bir Sohbet
  • Önsöz
  • Sezai Karakoç'un Kurban Bayramı Konuşması 2 Eylül 201713 Eylül 2017

    GÜZEL SÖZ (RESİMLİ)


    RSS Kaynağı | Yazar Girişi | Yazarlık Başvurusu


    Altyapı: MyDesign Haber Sistemi